Aslında deyip başlıyordum cümlelerime. Sanki anlammışçasına gerçeğini hayatın. Bir yanılgı daha çiziktiriyordum çarpık cümlelerimin çöplüğüne. Ben biliyordum aslında kimsenin bilmediklerini hissi vardı beni ayaklandıran, ayaklarıma bağ olan. Normalleşememenin sancısını çekiyordum içten içe. Hep büyük hedefler koyarak normal olayları anlayamaz hale gelmiştim yıllarca. Bakkaldan ekmek almayı, yürüyebilmeyi, konuşabilmeyi tanımlayamamıştım anlağımda.
Artık sıradan olmam gerektiğine inanmaya başlamıştım. Artık [...]
‘Fikir’ ile Etiketlenmiş Yazılar
10 Nov 2009
Âdemin Gel-Git leri
27 Sep 2009
Laikliğin cehaleti – Etyen Mahçupyan – ZAMAN
Cehalet daha bilgisiz olduğumuz zamanlarda ‘bilgisizlik’ anlamına gelmezdi. Hayatın anlamını kavramamış olmayı ima ederdi. Derken modern zamanlarla tanıştık ve bilginin enformasyon anlamında kullanılmasına paralel olarak, ‘cehalet’ kavramı da yüzeyselleşti.
Artık modern hayatın inceliklerini bilemeyenlere, o hayatın adabına uygun görülmeyenlere ‘cahil’ denmeye başlandı. Nitekim modern devletler de esas olarak bu cehalet türünü ortadan kaldırmayı, diğer bir deyişle [...]
09 Nov 2008
Can Dündar, Ayşe Arman Röportajından alıntı – Hürriyet
…
Neydi yapmak istediğiniz?
- Özel hayatını anlattığımız söyleniyor, ama aslında film onu anlatmıyor. Başka bir mücadele var Atatürk’ün hayatında, ben onu fark ettim ama gelen tepkilere bakıyorum da filme çok yedirememişim. Asıl mücadele ne Yunanlılara ne asi Kürtlere ne de gericilere karşı veriliyor. Atatürk’ün asıl mücadelesi, “İktidarı, gökyüzünden yeryüzüne indirme meselesi.” Ben bütün mücadelesini topyekûn [...]
06 Nov 2008
Atatürk – Ahmet Altan Taraf
Tabii ki insanlar saçmalayabilirler.
Ama saçmalığı bir ideoloji haline getirip “herkes bu saçmalığı tekrarlamak zorunda” dediğiniz zaman sorun da başlamış demektir.
Can Dündar’ın “Mustafa” filmi fevkalade ciddi bir saçmalama yarışı başlattı.
Filmle ilgili şöyle eleştiriler okudum:
“Atatürk’ü kısa göstermiş.”
Eee, ne olmuş?
Uzun boylu muydu Mustafa Kemal?
Yoo, kısa boylu, ince sesli bir adamdı.
Onun [...]
03 Nov 2008
Murat Belge – Atatürk ve “epigon”ları – Taraf
Deniz Baykal, Atatürk’ün demokrat olduğunu, oysa Can Dündar’ın filminin onu “diktatör” gibi sunduğunu söylemiş.
Geçenlerde bir vesileyle 1926 İzmir İstiklal Mahkemesi olgusuna değinmiş ve Kâzım Karabekir’i konuşturdukları için Atatürk’ün bu mahkemeye nasıl kızıp azarladığını, mahkeme heyetinin Çeşme’deki binada nasıl pencereden kaçarak gittiğini anlatmıştım. Hem ülkemizdeki “bağımsız yargılama” geleneğinin, hem de Atatürk’ün “demokrat”lığının bir örneğiydi, bu hikâye. [...]
30 Oct 2008
Ahmet Altan – Vatanseverlik – Taraf
Diyelim ki hiç kimse gerçekleri açıklamadı, hiç kimse eleştirmedi.
Her şey aynı şekilde devam etti.
Önümüzdeki yirmi beş yılda da elli bin Kürt çocuğu öldürüldü, yirmi beş otuz bin Türk çocuğu vuruldu…
Yüzlerce milyar lira, bomba, mermi, roket olarak havaya savruldu.
Epeyce bir para silah satışlarının komisyonu olarak onun bunun cebine girdi.
Kürtlerin anadilde eğitim yapmalarına izin verilmedi.
Sokak gösterileri sürdü.
Polisler [...]
31 Aug 2008
Muğlak Laflar
*Kendini Geliştir : Abi nereye geliştireyim. Yaşıoz bi hayat işte, benden ikinci bi aynştayn beklemeyin kardeşim. Bende sizin gibi sıradan bi vatandaş olucam, hedefim bu. Niye kasıoz ki.
*Ekmek aslanın ağzında : hatta abartanlar var aslanın iç organlarını saymaya geçiolar. Kardeşim yanlışsınız bizim bakkaldan ben alıom her sabah niye inatla milleti ekmek krizine sürüklüosunuz.
Tamam başka Bir [...]
31 Aug 2008
Depremin Kaynağı – Olayların Kaynağı
Aslında kanıtlamak istiyorlar, yapabileceklerini. Deprem den korkmaya gerek yok diye bağırıyorlar. çünkü inanmak istemiyorlar birilerinin kontrolünde olduğunu. eğer birisinin kontrolünde ise kendileri ona mecbur olacaklar. Bu mecbur olmak onlar için ölüm aslında. çünkü sonsuz bir özgürlük vadetmişlerdi kendilerine ve bu onun için yıkıcı bir engeldi. Hayatları boyunca olmadığına inandırmaya çalıştıkları olgu onlardan güçlü bir [...]
04 Jul 2008
Guzel bi yazıdan alıntıdır…
Ayakkabılarımı kesip terlik yaptığım günlerdi ve yaşım bu tür bir durumdan psikolojik etkiler somurmayacak kadar diplerdeydi…
Nı ha ha ha!
Bu girizgahtan “eski bir bayram senfonisi” besteleyeceğimi düşünen okuyucu yanıldın!
Biz eskiyen bayramlarımızı kesip, post modern terlikler imal ettiğimizden beri, cep telefonu ve klavyeye yapışan avuçlarımız semayla seviyeli(!) bir ayrılık yaşamakta… Ananevi ve genetik reflekslerimiz “dinü devletün birliği [...]
04 Jun 2008
Altınların parlaklığı… – Ahmet Altan – gazetem.net
Laflar şakırdamaya başladı mı benim kuşkum artar.Çünkü şakırtılı bir hamaset her zaman bir “kofluğu” ya da yalanı gizlemek için kullanılır.
Siz hiç, “binlerce şehidin kanıyla sulanmış bu topraklarda yakalandığınız boğaz enfeksiyonu ancak büyük önderimiz sayesinde iyi olacaktır,” diyen bir doktora rastladınız mı?
Böyle konuşan bir doktora gider misiniz?
Doktor, hastalıktan emin olduğunda net konuşur.
“Boğaz enfeksiyonu var.”
Arkasından da reçetenizi [...]
